lookjapan.COM - IRC ve mIRC dünyasının forumu!   buy vps


  lookjapan.COM - IRC ve mIRC dünyasının forumu! IF - Genel ve Eğlence Kategorisi Genel Aile, Evlilik ve Çocuklar


Like Tree1Teşekkürler;

Yeni Konu   Cevap Yaz

 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Ocak 2015, 19:50   #11
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Tüp Bebek tedavilerinde vücut dışında olgunlaştırma (IVM) ve Natürel Siklus

IVM halen dünyada az sayıda merkezde uygulanmakta olan ve hormon ilaçlarına aşırı hassasiyet gösteren kadınlarda kullanılan bir tüp bebek tedavi yöntemi.

Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Güvenç Karlıkaya ilaçsız tüp bebek uygulaması olarak da bilinen IVM (In Vitro Maturasyon) hakkında bilgi verdi.

IVM halen dünyada az sayıda merkezde uygulanmakta olan ve hormon ilaçlarına aşırı hassasiyet gösteren kadınlarda kullanılan bir tüp bebek tedavi yöntemidir.

İlaçsız tüp bebek tedavisi olarak da bilinen ıvm nedir?

IVM (In Vitro Maturasyon) ilk olarak hormon ilaçlarına aşırı duyarlılık gösteren Polikistik Over Sendromlu kadınlarda ilaç kullanılmadan tüp bebek yapmak amacıyla ortaya çıkmıştır. IVM yumurtalıkları kısa süreli olarak uyaran hormon ilacı uygulanması ya da hiç ilaç kullanılmadan toplanan olgunlaşmamış yumurtaların dış ortamda (laboratuvarda) olgunlaştırılarak döllenmesi ve daha sonra uygun gelişim evresine ulaştığında rahim içine transfer edilmesi esasına dayanır.

En önemli kullanım alanı nedir?

En önemli kullanım alanı ilaçlara aşırı cevap veren Polikistik Over Sendromlu kadınlardır. Bu durumda ilaç kullanılmadan IVM ile tüp bebek yapılması ve böylelikle aşırı hassas yumurtalıklara sahip olan kadınlarda OHSS (Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu) adı verilen sendromun ortaya çıkmasını engellemek amaçlanmıştır.

Bunun dışında normal yumurtalık rezervine sahip olan ancak hormon kullanmak istemeyen hastalar için de alternatif bir yöntemdir.

Polikistik over sendromu
Polikistik Over Sendromu kadınlardaki önemli bir yumurtlama problemidir. Bu sorun toplumdaki her 5 kadından birinde görülebilmektedir.

Kadın vücudunda bulunan iki yumurtalık bir adet döneminde döllenmeye müsait 1 olgun yumurta geliştirir. Bu yumurta gelişimini ve olgunlaşmasını “Follikül” adı verilen içi sıvı dolu bir kesecikte tamamlar. Polikistik Over Sendromu’nda ise; birçok yumurta aynı anda olgunlaşmaya çalışır fakat bunu başaramaz. Sonuçta birçok yumurta vardır ama bunların hiçbiri gelişip döllenme yeteneği kazanamaz. Ultrason muayenesinde ise yumurtalıklar içerisinde gelişmemiş yumurta bulunan birçok kesecik yani kistler şeklinde görülür.

OHSS
OHSS (Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu – Yumurtalık Hiperstimulasyon Sendromu) yumurta gelişimi için folikül uyarıcı hormon (FSH) tedavisi yapılan kadınlarda meydana gelmektedir. Tedavi sırasında çok fazla sayıda yumurta gelişimi sağlanırsa yumurtalıkların boyutlarının artması ve aşırı uyarılmış olan bu yumurtalıklardan gelen yüksek hormon seviyeleri nedeniyle uyarılmayı izleyen iki hafta içerisinde bazı yan etkiler meydana gelebilir. Yan etkiler:

• Bulantı kusma ve ishal
• Büyümüş yumurtalıklar nedeniyle karın bölgesine gelişen ağrılar
• Akciğerlerde sıvı birikimi nedeniyle nefes darlığı
• Kan pıhtılaşmasında artma nedeniyle damarlarda pıhtı oluşumu
• Vücut sıvı ve elektrolit dengesinde belirgin farklılıklar
• Dehidratasyon (Vücudun susuz kalması).

OHSS’nin ağır olarak seyrettiği vakalarda genellikle gözlem ve yatak istirahatı amacıyla hastanın hastanede yatarak tedavi görmesi gereklidir.

IVM’in yararı nedir?
Özellikle Polikistik Over Sendromlu kadınlar yumurtalıkları uyaran ilaçların etkisine karşı aşırı derecede hassastırlar ve hormon ilaçları sebebiyle yukarıda bahsedilen yan etkileri oldukça rahatsız edici kimi zaman hastanede tedaviyi bile gerektiren Yumurtalık Hiperstimulasyon Sendromuna yakalanma riskine sahiptirler. Yumurtalıklar ilaçlarla uyarılmadan tüp bebek uygulamasına geçildiğinde OHSS riski ortadan kalkar.

Bunun dışındaki başka bir önemli konu da; IVM prosedüründe kullanılan ilaç miktarı klasik tüp bebek yöntemine göre çok daha az olduğundan tedavi maliyeti önemli ölçüde azalmaktadır.

IVM başarı oranları
IVM yöntemini ilaçlı tüp bebek tedavisinden üstün kılan özellik ilaç kullanımının olmamasıdır. Buna karşın IVM yöntemi ile gebelik oranları ilaçlı tüp bebeğe oranla daha düşüktür. Avantajlarına rağmen IVM'in yaygınlaşmamasının temeli nedeni de budur. Başarı oranlarının istenen seviyede olmaması. Yeni ve daha gelişmiş IVM kültür vasatlarının devreye girmesi ile bu tekniğin yaygınlaşması kaçınılmaz.

Natürel Siklus
Tüp bebek tedavisinde hormon kullanmak istemeyen kadınlarda doğal olarak büyüyen ve olgunlaşan yumurtanın çatlama aşamasından hemen önce alınıp vücut dışında tüp bebek yöntemi ile döllenmesi işlemidir. Burada elde edilen tek yumurta geliştirilerek iyi bir embriyo elde edilebilir ve transferi ile gebelik sağlanabilir.
Bununla birlikte ‘natürel siklusla tüp bebek tedavisi’nin önerildiği en büyük grubu klasik tüp bebek yöntemine cevap vermeyen hastalar oluşturmaktadırlar.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 19:50   #12
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Blastosist transferi çoklu gebelik oranını azaltan dolayısıyla doğacak olan bebeklerin ve anne adayının sağlığını düşünen...


Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mustafa Acet gebelik oranını önemli ölçüde artıran “Blastosist Transferi” hakkında bilgi verdi.

Blastosist transferi çoklu gebelik oranını azaltan dolayısıyla doğacak olan bebeklerin ve anne adayının sağlığını düşünen tüp bebek başarısını olumlu yönde etkileyen gelişmiş bir yöntemdir.

Blastosist transferinden önce...
Tüp bebek uygulamalarının ilk yıllarında laboratuvar ortamında gelişen embriyolar döllenmenin 48. saatinde anne adayına transfer edilirdi. O yıllarda embriyo kültür ortamı olarak kullanılan basit tuz solüsyonlarının döllenmiş yumurtayı ne süre ile canlı tutabileceği tam olarak bilinmemekteydi. Laboratuvar teknolojisinin ve kullanılan tekniklerin artmasıyla embriyo transferi 48 saatten 72 saate kadar ilerletilebildi böylece öncekine oranla yüksek oranda gebelik elde edilmeye başlandı.

Blastosist nedir?
Son dönemlerde ise laboratuvar ortamında embriyo canlılığı daha da uzatılmış ve bunun sonucu olarak daha yüksek oranda implantasyon ve gebelik oranlarının elde edildiği 5. ve 6. gün transferleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Buna “Blastosist Transferi” adı verilir. Embriyonun ana rahmine tutunmadan önce ulaştığı bu son aşamaya da Blastosist denir.

Embriyoyu blastosist aşamasına kadar getirebilmek için
Embriyoları blastosist aşamasına getirebilmek için hem laboratuvar şartlarının çok iyi olması hem de döllenmiş yumurtaların buna yeterli sayıda (5 - 6 embriyo) olması gerekir. Son dönemlerde ise geliştirilmiş Medium (embriyonun geliştirildiği ortam) sistemleri kullanılarak laboratuvar ortamında embriyo canlılığı daha da uzatılmıştır.

Çoklu gebelik riski daha az
Çoğul gebelikler tüp bebek uygulamalarında pek istenmeyen sonuçlardır. Çünkü ikiz veya daha fazla bebek taşıyan annelerde; gebeliğe bağlı hipertansiyon gestasyonel diabet (gebeliğe bağlı şeker yükselmesi) vajinal kanama erken doğum gibi problemler tekli gebeliğe göre daha şiddetli bulgularla ortaya çıkar.

Normal gebelikte spermin yumurta ile döllenmesi rahim tüplerinde gerçekleşir. Embriyo tüp içerisinde bir taraftan gelişimini devam ettirirken bir yandan da yerleşeceği yer olan rahim zarına doğru göç eder. İşte bu göçün tamamlanması ortalama olarak embriyonun blastosist formasyonuna dönüştüğü safhaya denk düşer. Blastosist hücreleri rahme tutunma ihtimallerinin yüksek olması bakımından seçkin hücreler olup bu dönemdeki embriyolardan bir veya iki tane transfer edilmesi yeterlidir ve sonuç olarak çoklu gebelik riski pratik olarak azaltılmış olur. Bununla birlikte 3. gün transfer edilen çok sayıda embriyolarla aynı gebelik oranları elde edilmesi beklenilir.

Diğer avantajlari

• Erken dönem embriyo transferi ile blastosist transferi karşılaştırıldığı zaman klinisyen ve hasta için embriyo seçim kararını kolaylaştırır.
• Blastosist transferi ile görülen yüksek implantasyon (embriyonun rahim zarına tutunması) oranı klinisyene sadece iki veya bazen tek embriyo transferi için seçim imkanını verir. Dolayısıyla gelişim potansiyeli yüksek olan blastokistin tekrarlayan gebelik başarısızlıklarında daha iyi sonuçlar verdiği bilinmektedir.
• Blastosistlerin dış çapı erken dönem embriyolara göre daha büyük olduğundan Blastosist transferi ile dış gebelik riski azaltılabilir.
• Rahim zarının embriyoyu kabul edebilme kapasitesi 5.gün transferi ile artabilir çünkü uterin kontraksiyon (kasılma) lüteal faza doğru ilerlerken azalır. Buda embriyonun tutunma şansını artırır.
• Embriyoları en yüksek gelişim potansiyeline sahip oldukları dönemde yani blastosist aşamasında dondurabilme imkanı vardır.
• Preimplantasyon genetiği uygulayan merkezlerde trophectoderm (blastokiste ait iç hücre tabakaları) biopsisi uygulayabilmek ve bu doku embriyonik olmadığı için etik problemleri ortadan kaldırabilmek mümkündür.
• Embriyo canlılığının incelenebileceği metodlara fırsat tanımaktadır.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 19:50   #13
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Yardımcı üreme teknikleri: kadın vücudunda üretilen yumurta hücrelerinin vücut dışına alınarak erkeğin spermi ile laboratuvar ortamında döllenmesi ve elde edilen embriyonun kadın rahmi içine geriverilmesi ilkesine dayanır.

Tüp bebek ve mikroenjeksiyon arasındaki tek fark döllenme şekli olup tüp bebek yönteminde spermler ve yumurtalar biraraya konularak döllenmenin kendiliğinden olması beklenirken mikroenjeksiyon yönteminde her bir yumurtanın içine tek bir sperm mikroskopik kataterler ile enjekte edilir.
Amerikan Hastanesi internet sitesinde bu önemli soruna değinerek, bilgiler veriyor.

TEDAVİNİN AŞAMALARI
GÖRÜŞME
İlk görüşmede IVF doktorunuz sizfen detaylı bir sağlık öyküsü alır, daha önce yapılmış tüm tetkik ve tedavilerinizi inceler. Gerekli gördüğü taktirde ek tetkikler isteyebilir, genetik ya da başka bölümlerden konsültasyon isteyebilir. Daha sonra bazal bir ultrason incelemesiyle rahim ve yumurtalıkların durumu hakkında bilgi sahibi olur. Bu inceleme sonunda herhangi bir patoloji saptanırsa buna yönelik tedaviye öncelik verilir. Problemin nedeni anlaşıldıktan sonra doktorunuz tedavinizin planını çizer ve YÜT progr***** alınıp alınmayacağınıza karar verir.

HORMONLARIN BASKILANMASI
IVF programında ilk hedef yeterli sayıda döllenme yeteneğine sahip yumurta hücresi elde edebilmek. Bu hedefe ulaşmak ve kontrolü ele alabilmak için vücudun kendi ürettiği hormonların zamansız ve düzensiz etkilerinin ortadan kaldırılması gerekir. Bu amaçla hormonları baskılayıcı ilaçlar kullanılır. GnRH analogları adı verilen ve enjeksiyon ya da burun spreyi olarak kullanılan bu ilaçlar değişik protokollere göre uygulanabilir.

KISA PROTOKOL
GnRHa uygulamasına adet kanamasının ilk günü başlanıp tedavi sonuna kadar (çatlatma iğnesinin yapıldığı gün) devam edilir.

ULTRA KISA PROTOKOL
Adet kanamasının ilk günü GnRHa başlanır ve üç gün verildikten sonra kesilir. Tedaviye hMG ya da FSH ile devam edilir.

UZUN PROTOKOL
GnRHa uygulamasına bir önceki döneminin yirmibirinci günü başlanır. Takip eden adet kanamasının üçüncü gününde baskılanmanın olup olmadığı yapılacak olan kan testi ile anlaşılır. Kan östrojen düzeyi azalmış ise baskılanma sağlanmış demektir. Bu durumda uyarı tedavisine başlanır ancak GnRHa uygulaması sona erdirilmez. Çatlatma iğnesinin yapılacağı güne kadar devam edilir.
Hangi protokolün size uygun olacağına karar verilir. Planlanan protokol, hangi ilacı ne zaman ve nasıl alacağınız size anlatılır ve yazılı yazılı belge olarak size verilir.

YUMURTALIKLARIN UYARILMASI
Tüm protokollerde adet kanamasının ikinci ya da üçüncü gününde temel ultrason incelemesi ve kanda östrojen tayini yapılır ve kullanılacak ilaç dozuna karar verilir. Uyarı tedavisi başladıktan sonra hasta belirli aralıklarla kontrole çağrılır. Bu kontrollerde vajinal ultrasonografi yapılarak gelerek gelişen folliküllerin sayısı ve büyüklüğü kontrol edilir. Zaman zaman yumurtalıkların durumuna göre kanda östrojen incelemesine gerek duyulabilir.
Tedavide amaç mümkün olduğunca fazla sayıda 16-20 mm çaplı follikül elde etmektir. Takipler esnasında kan östrojen düzeyleri kontrol edilerek ilaç dozu ayarlaması yapılabilir. Hedef 14 mm’den büyük follikül başına 200 pg/ml östrojen düzeyine ulaşmaktır. Folliküller yeterli büyüklüğe ulaştığında son olgunlaşnayı sağlamak için 5.000 -10.000 ünite human chorionic gonadotropin (hCG) enjeksiyonu yapılır. Tedavinin süresi değişken olmakla birlikte ortalama 10.4 # 1.7 gündür. Çatlatma iğnesinden 32-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır.
Ultrason takipleri sırasında değerlendirilen bir diğer faktör de rahimin içini döşeyen ve endometrium adı verilen tabakanın yapısı ve kalınlığıdır. Gebelik oluştuğunda endometriuma yerleşeceğinden bunun yapısı son derece önemlidir. hCG gününde endometrium 6 mm veya daha ince olduğunda gebelik şansı azalmaktadır. Kendi uygulamalarımızda bu tür hastalardaki klinik gebelik oranı %11.8’dir. Endometrial kalınlığın 14 mm’den fazla olması da olumsuz etki yaratmakta ve gebelik elde edilse bile düşük olma olasılığı artmaktadır.

YUMURTA TOPLAMA
OPU vajinal ultraonografi ile oldukça kolay ve konforlu bir şekilde gerçekleşmektedir. Hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatar ve üzeri steril örtüler ile örtüldükten ve vajina temizliği yapıldıktan sonra lokal anestezi vajinaya uygulanır ve ardından vajinal ultrosonsgrafiye başlanır. Vajinal uktrosonografi probu üzerinde bulunan, kılavuz içinde geçirilen bir iğne ile overlere ulaşılır. Her bir follikül çine girilerek içeriği özel bir aspiratör yardımı ile boşaltılır. Alınan sıvı hemen labarotuara yollanarak yumurta içirip içermediği mikroskop altında incelenir, eğer yumurta hücresi varsa ayrılır. Eğer follikülden yumurta elde edilemez ise aynı iğne içinden özel sıvı verilerek follikül boşluğu yıkanır ve içinde kalmış olabilecek yumurta alınmaya çalışılır. Bu şekilde tüm folliküller aspire edilinceye kadar işleme devam edilir. Her iki yumurtanın aspire edilmesi yaklaşık 15-30 dakika sürer. Işlem sonrası hasta dinlenme odasına alınarak bir süre istirahat etmesi sağlanır.
Lokal anesteziyi tolere edemeyen, ya da yumurtalıkların ve/veya folliküllerin özel durumu nedeni ile işlemin teknik olarak zor geçeceği düşünülen vakalarda genel anestezi tercih edilebilir. Bazen follikül sayısı fazla olmasına karşın içlerinde yumurta hücresi çıkmaz. Boş follikül sendromu adı verilen bu durumun en önemli nedenlerinde biri hatanın hCG yaptırmak ve 24 saat sonra OPU işlemini diğer yumurtalıkta tekrarlamaktır.
OPU işlemi sırasında aspire edilen follikül içeriği hemen labaratuara gönderilir. Özel bir mikroskop ile incelenen bu sıvının içinde bulunan yumurta kültür sıvısının içine konarak inkübatöre kaldırılır. İnkübatör, sıcaklığı 37 C, karbondioksit oranını da %5-6 düzeyinde sabit tutar. Olgun yumurta hücreleri 4-6 saat sonra döllenme için hazır hale gelmektedir. KOH sonrası çapı 18-22 mm arasında olan folliküllerin yaklaşık %80’inden döllenmeye uygun yumurta elde edilebilmektedir.

FERTİLİZASYON (Döllenme)
Kadından oositlerin (yumurta) toplandığı esnada erkek de sperm verir. Sperm alınması için en ideal yöntem mastürbasyondur. Menisinde canlı sperm bulunmayan kişilerde ise cerrahi olarak sperm alınır. Elde edilen meni özel bir kap içersine alınır ve likefiye olması(sıvılaşması) belklenir. Likefiye olan meni , sperm sayısı, hareketliliği ve şekli yönünden incelenir.
Tüp bebek planlanan hastalarda en önemli kriter hareketli sperm sayısıdır. Incelenen sperm döllenme için hazırlanır. Sperm hazırlanmaı iki nedenden dolayı önemlidir. Bunkardan birincisi menide bulunan yabancı proteinleri, temizlemek, ilncisi ise bazı reaksiyonları tetikleyerek spermin hiperakif olmasını sağlamaktır.
Yumurta kültürü ve sperm hazırlanması tamamlandıktan sonra fertilizasyon işlemine geçilir. Spermler ile yumurtalar bir arada bırakılırlar. Her bir yumurta hücresi için 20.000 sperm kullanılır. Sperm parametrelerinin bozuk olduğu durumlarda bu sayı arttırılabilir. Erkek faktörü varlığında veya nedeni açıklanamamış infertilite olgularında mikroenjeksiyon (ICSI) tercih edilmelidir. Işlemden 16-18 saat sonra döllenme olup olmadığı kontrol edilir. Döllenmiş yumurtada tek olan hücre sayısı ikiye çıkmıştır.
Döllenmiş yumurtalar tekrar kültür ort***** konur ve ileri aşamalara ulaşmalaları beklenir. Uygun aşamaya gelindiğinde embriyolardan kaliteli olanlarından belirli sayıda alınarak kadının rahmi içine transfer edilir.

EMBRİYO TRANSFERİ
Embriyolar iki hücreli aşamadan blastokist aşamasına kadar herhangi bir dönemde transfer edilebilmekle beraber, en sık tercih edilen transfer zamanı 4-8 hücreli aşamadır. Embriyolar bu aşamaya genellikle iki yada üçüncü günde ulaşmaktadırlar. Embriyo transferi iki-altıncı günler arasında yapılabilir.
Yardımcı üreme tekniklerinde transfer edilen embriyo sayısı ile klinik gebelik oranları arasında direkt bir ilişki mevcuttur. En iyi klinik sonuçlar 2-4 embriyonun transfer edilmesiyle alınmaktadır. İkiden fazla sayıda embriyo transfer edildiğinde çoğul gebelik oranları oldukça yükselmektedir; ancak bu risk artan kadın yaşı ile birlikte azalmaktadır. Çoğu gebeliklerin koplikasyon oranlarının yüksek olması ve erken doğum gibi nedenler ile maliyetin artması nedeniyle pekçok ülkede transfer edilen embriyo sayısının kısıtlanması yoluna gidilmektedir. İkiden fazla sayıda embriyo ancak 37 yaşından büyük ve daha önceki IVF/ICSI denemelerinin başarısız olduğu hastalarda yapılmaktadır. Günümüzde 35 yaşından genç her hasta sadece bir tane blastokist transfer edilmesi önerilmektedir.embriyo transferi yapılırken hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatırılır. Vajinaya spekulum takıldıktan sonra steril serum fizyolojik ile temizlik yapılır. Ardından özel kültür sıvıları ile rahim ağzı temizlenir. Embriyolog transfer edilecek embryoları katater içinde labaratuvardan getirir. İşlemi yapacak olan hekim karından yapılan ultrason eşliğinde embriyoları rahim içine bırakır.
Embriyo transferi işlemi ağırlıklı bir işlem değildir ve anastezi gerektirmez. İşlem sonrası endometriumu desteklemek için hastaya enjeksiyon, fitil ya da krem şeklinde hormon ilaçları verilir. Luteal faz desteği adı verilen bu tedavi eğer gebelik oluşursa 10. Haftaya kadar devem eder. Gebelik oluşmayıp adet kanamasının olduğu durumlarda ise kanamanın başlamasıyla birlikte tedavi kesilir.
Embriyo transferi sonrası 12. günde gebelik testi için çağrılır.

GEBELİK TESTİ
İlk önce idrarda daha sonra ise kanda gebelik testi (beta-hCG) yapılır. Kanda yapılan testin sonucuna göre gebelik olup olmadığına karar verilir. Testi pozitif olanlar iki gün sonra yeniden kanda gebelik teti için çağrılır. İki testin sonuçları arasında ilişki değerlendirilerek gebeliğin sağlıklı olup olmadığına karar verilir. Sağlıklı bir gebelikte iki gün sonra kan beta-hCG değeri yaklaşık iki kat artmalıdır. Bazı durumlarda bir süre sonra kan beta-hCG değeri sıfıra iner. Bu durum biyokimyasal gebelik olarak adlandırılır.
Bete-hCG’nin beklenenden daha farklı artışları ise, ektopik gebeliği(dış gebelik) dütündüren bulgulardan birisdir.
12 ve 14. günlerdeki beta-hCG değerleri istenilen şekilde artan vakalar klinik gebelik olarak kabul edilir ve 2 hafta sonra ilk gebelik ultrasonu için çağrılır. Bu ilk ultrasonda rahim içindeki gebelik kesesinin olup olmadığı ve eğer kese var ise kaç tane kese olduğu araştırılır. İkiz, üçüz yada daha fazla sayıda fetus bu ilk ultrasonda görülebilir.

ÖZEL UYGULAMALAR

CERRAHİ SPERM ARAMA (PESA, PTSA, TESE)
Erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumunda (azospermi) mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak olan spermin testislerden alınması gündeme gelmektedir. Bu uygulamanın başlaması ile erkek kısırlığı konusunda devrim yaşanmıştır. Tıkanıklığa bağlı azospermi olgularında kanalların içine ince bir iğne ile girilerek sperm aranır

(PESA). Bu tür olgularda kendi kliniğimizde sperm bulma oranımız %99.6’dır.
Tıkanmanın olmadığı durumlarda ise problem daha karışıktır. Bu durumlarda erkek yumurtalığının çeşitli bölümlerinde çok kısıtlı da olsa bir üretim söz konusu olabilmektedir. Yumurtalığın çeşitli bölümlerinden çok sayıda küçük parça alınarak bu parçaların içerisinde sperm hücresi aramak gerekmektedir. Parça iğne ile (PTSA) ya da açık cerrahi ile alınabilir (TESE). Bu teknikle hastaların yaklaşık %60’ında sperm bulunabilmektedir. Üretim bozukluğuna bağlı azospermi olgularında gebelik oranları biraz daha düşüktür.

DESTEKLİ YUVALAMA
Yardımcı üreme tekniklerine başvuran çiftlerin yarasından fazlasında embriyo gelişmesine rağmen gebelik olmamaktadır. Döllenme olmasına rağmen gebelik oluşmamasının kaynağı muhtemelen embryonun rahime yerleşme safhasındadır. Embriyonun rahim içine yerleştirilmesini takiben değişik olaylar oluşmaktadır. İlk olarak embriyo bölünmeye ve büyümeye devam etmekte belli bir boya erişince kendisini çevreleyen zarı (zona pellusida) yırtarak endometriumolarak adlandırılan rahim içindeki dokunun derinliklerine yerleşerek büyümesine burada devam etmektedir.
Gebeliğin oluşmamasının en önemli nedeni embriyonun bu zarı yırtarak dışarı çıkmaması ve dolayısı ile rahim duvarına yerleşmemesi olduğu kabul edilmektedir. Bu problemi çözmek için embryoyu, çevreleyen bu zarda transfer işlemi öncesi kimyasal veya mekanik yötemlerle küçük bir delik açılarak embriyonun bu zarı yırtması ve rahim duvarına yerleşmesi sağlanmaktadır. Yapılan bilimse çalışmalar bu yöntemle gebelik oranlarında hissedilir bir yükselme olduğunu göstermektedir. VKV Amerikan Hastanesi Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi’nde bu teknik kısaca şu şekilde uygulanmaktadır: İlk olarak embriyo mikroskopik bir iğne ile embriyo duvarından teğet geçilerek iki noktada delik açılır. Embriyo rahim içinde büyümesine devam ederken zayıf olan bu noktalarda zarını delebilir.

PREİMPLANTASYON GENETİK TANI (PGT)
Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT), ailesinde genetik hastalıkları olan çiftlerin ya da uygulanan tedavilere cevap vermemiş intefil ailelerin tüp bebek yöntemi kullanılarak sağlıklı bebeğe kavuşmalarını sağlayan yeni bir genetik tanı yöntemi olup bu yöntemle çiftlerden elde edilen embriyolar tek tek incelenerek genetik olarak sağlıklı olan embriyolar anormal embriyolardan ayrılır ve anne adına genetik olarak normal olduğu saptanan embriyolar transfer edilir. Bu sayede genetik bozukluğu olan çocuğa sahip olma riski yüksek olan çiftler için hamilelik en başından kontrol altına alınmış olur. IVF’de olumsuz sonuçların başlıca sebeplerinden biri kromozom anomalisi dolayısıyla meydana gelen düşüklerdir. Bu nedenle PGT, özellikle ileri yaştaki IVF hastalarına ait oositlerde %43.1’lik gibi yüksek oranda kromozom anomalisine rastlanması sebebi ile ileri yaş anne adaylarına önerilmektedir. Ayrıca ülkemizde sıklıkla görülen talasemi ve orak hücreli anemi genetik hastalıkların gebelik öncesi analizi de PGT ile yapılabilmektedir. Gelişen genetik teknikler ve bilgiye ulaşma olanaklarının artması çiftlerin, PGT ve diğer prenatal tanı yöntemleri hakkında sağlık merkezlerine başvurmalarını kolaylaştırmıştır. Asıl amacı aileleri sağlıklı bebeklere kavuşturmak olan IVF, Preimpantasyon Genetik Tanı’nın uygulanması ile birlikte başarıya ulaşma konusunda bir daha atılmasını sağlamıştır.

BLASTOKİST TRANSFERİ

Son dönemlerde geliştirilmiş medium sistemleri kullanılarak embriyo canlılığı laboratuar ortamında daha da uzatılmış ve buna bağlı olarak günümüzde tüp bebek merkezlerinde, daha yüksek gebelik oranlarının elde edildiği 5. ya da 6. gün transferleri yaygınlaşmaya başladı. Buna blastokist transferi adı verilir. Embriyonun ana rahmine tutunmadan önce ulaştığı en son aşamaya blastokist aşaması denir.
Blastokist Transferlerinin Avantajları Şunlardır:
* Gelitim potansiyeli daha iyi olan embriyoları seçebilme
* Canlılğı yüksek olan daha az sayıda embriyo transfer ederek çoğul gebelik olasılığını azaltması
* Embryo gelitimini daha iyi gözleyebilme
* Embryoları en yüksek gelişim potansiyeline sahip oldukları dönemde yani blastokist aşamasında doldurabilme
* Preimplantasyon genetiği uygulayan merkezlerde trophectoderm (blastokiste ait hiç hücre tabakaları) biopsisi uygulayabilmek ve bu doku embriyonik olmadığı için ethik problemleri ortadan kaldırabilmek
* Embriyo canlılığının incelenebileceği metodlara fırsat tanıması.

EMBRİYO DONDURMA

İnsan gametlerinin ve embriyolarının dondurulmasının tüp bebek pratiğinde büyük önemi vardır. Tüp bebek uygulamalarında çoğul gebelik riskini en aza indirmek için genel yaklaşım en fazla üç embriyo transfer etmektir. Bu durumda akla gelen ilk soru elde edilen fazla embriyoların ne şekilde değerlendirileceğidir. Bu şekilde elde edilen fazla embriyoların dondurulması hastaya hem ekonomik, hem de psikolojik bir avantaj sağlar. Ayrıca dondurulan embriyolar transfer edileceği zaman hasta herhangi bir tedaviye gereksinim duymaz. Embriyo dondurma işlemi tüp bebek uygulamalarında başarı şansını arttıran bir işlem olarak da değerlendirilebilir.
Emriyo dondurma ve çözme işlemi, embryolar kimyasal maddelerle (kriyoprotektan) dengelendikten sonra soğutulması ve -196 C sıvı nitrojen içinde depolanması, çözüldükten sonra da krioprotektan ortamından uzaklaştırılarak ileri gelişimi sağlamak için özel kültür ortamlarının içine alınmasıdır. Her iki işlemde çok dikkatli yapılır. Rutin tüp bebek ve mikroenjeksiyon uygulamalarında embriyo dondurma ile gebelik oranları %15-25 arasında değişir. Aynı siklusda gebelik elde edilmiş ve kalan embriyolar dondurulmuş ise bu kez gebelik oranı %40 kadar olur. Çiftlerden izin belgesi alınarak dondurulan embriyolar Türkiye’de 1997 yılında yürürlüğe giren bir yasa ile üç yıl boyunca sıvı nitrojen içerisinde saklanabilir.

TEDAVİ SIRASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Tedavinin İptal Edilmesi:
Hastaların tedaviye beklenen yanıtı vermemesi, yeterli sayıda follikül gelişmemesi gibi nedenlerle tedavi iptal edilebilir.
Yumurta Bulunamaması:
Özellikle yaşı ileri ve yumurtalık rezervi düşük kadınlarda folliküller yeterli büyüklüğe ulaşmasına karşın aspirasyon sırasında hiç yumurta bulunamayabilir.
Döllenmenin Olmaması:
Yumurta ve spermler normal olmasına karşın bazı yumurtalarda döllenme gerçekleşmeyebilir. Döllenme oranı %70 civarındadır.
Transfer Zorluğu:
Bazı durumlarda kadının genital organlarının anatomik yapısı nedeniyle transfer çok zor olabilir. Bu gibi durumlarda gebelik şansı düşmektedir.
Sperm Bulunamaması:
TESE uygulanan hastaların %40’ında sperm bulunamaz ve tedavi iptal edilmek zorunda kalınır.
Gebelik Testi Öncesi Kanama:
Test gününden önce kanaması olanlarda gebelik şansı düşmekle birlikte gebelik olmadığı anl***** gelmez.

Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS)
Yumurtalıkların tedaviye aşırı cevap vermesi ve karın boşluğu ile diğer vücut boşluklarında sıvı toplanmasıyla ortaya çıkan bir tabloolup şiddetli durumlarda hastanede yatarak tedavi gerekli olabilir. OHSS açısından riskli oaln kişilerde embryo transferi ertelenip embriyolar dondurulabilir.

GEBELİK ORANLARI

Yabancı üreme tekniklerinde gebelik oranları hasta yaşı, infertilite süresi infertilite nedeni, yumurta sayısı gibi pek çok değişkene bağlıdır. Bunlardan en önemlisi kadının yaşıdır. İlerleyen yaşla birlikte gebelik oranlarında da düşme görülür. VKV Amerikan Hastanesi Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi’nde 1996-2001 yılları arasında yapılan 7000’den fazla uygulamada transfer başına ortalama gebelik oranı %45 civarındadır. Yaşı 30’un altında olan hastalarda bu oran %60’lara kadar çıkarken, yaşın 40 ve üzerinde olduğu durumlarda %15’ler düzeyine indiği gözlenmiştir. İleri yaş sadece gebelik oranlarını etkilemez. Bu hasta gurubunda gebelik elde edilse bile, bu gebeliğin bir düşük ile sonuçlanma olasılığı genç yaştaki hasta gurubuna göre daha yüksek olur.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 19:51   #14
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Tüp Bebek Ve Aşamaları
Çiftin her ikisine ait üreme hücreleri elde edildiğinde laboratuvar ekibi in-vitro yani vücut dışı koşullarda döllenme işlemini gerçekleştirmektedir.

Bu yöntemde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki uygun bir ortamda 48 saat bekletilmektedir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşmaktadır. O zaman bu döllenmiş yumurtalar embryo (cenin) olarak adlandırılmakta ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilmektedir. Embryolar rahim içerisine rahim ağzından ince bir kateter ile yerleştirilmekte ve bu işlemler sonucu kadınların yaklaşık %50sinde gebelik oluşmaktadır. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanmakta ve tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık % 40ında çocukları olabilmekte, bu oran birçok uygulama sonucu % 70-80lere çıkabilmektedir. Geri kalan % 20-30luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen günümüzde çocuk sahibi olamamaktadırlar.

Genel Bilgiler

Tüpbebek, kla*** yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şekli olup, erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embryoların, rahime transferi ilkesine dayanır. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.

Tüpbebek, önceleri enfeksiyon veya cerrahi işlem sonucunda tüplerinde kalıcı hasar oluşan kadınlarda uygulanmaya başlanmış, kısa bir süre sonra ise, kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılır olmuştur. Bugün, endometriosis, nedeni açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta tüpbebek yöntemleri ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına karşın, testisinde sperm bulunan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendirilmektedir.

Tüpbebek yöntemlerinde kadının yumurtalıklarının uyarılması, çeşitli ilaçlarla (HMG: Humegon, Pergonal, Menogon veya FSH: Metrodin, Follegon) sağlanır. Yumurtalıkların uyarılmasının amacı, embryo oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmektir. Çok sayıda embryonun rahim içine yerleştirilmesinin (embryo transferi) gebelik şansını artırdığı gösterilmiştir (gebelik oranları, bir embryo yerleştirildiğindeyaklaşık %10, üç embryo yerleştirildiğinde ise %40-50 civarındadır). Merkezimizde özel durumlar dışında üç embryo rahim içine yerleştirilmektedir.

İlk görüşme: Çiftin hangi tedavi yöntemine uygun olduğuna karar vermek amacını taşır. Görüşme sırasında çiftin öyküsü alınır, önceden yapılmış olan tetkikler değerlendirilir ve kadın ile erkek muayene edilir. Erkeğin değerlendirilmesinin temelini Semen Analizi oluşturur. Bu analizin Tüpbebek ünitemizin laboratuvarında yapılması gereklidir. Kadının jinekolojik muayene ve ultrason incelemesi yapıldıktan sonra, Smear testi ve çeşitli bakteriyolojik incelemeler için numuneler alınır. Adetin üçüncü günü yapılan hormon tetkikleri ile, yumurtalıkların ilaçlara nasıl cevap verecekleri önceden anlaşılmaya çalışılır. Daha önce çekilmemiş ya da çekildiği halde kalitesi yetersiz ise rahim ve tüplerin görüntülenmesi amacı ile bir rahim-tüp filmi çekilmesi gerekir. Her iki eş için AIDS, sarılık testi; yalnızca kadınlar için kızamıkçık testi ve kan sayımı istenir.

İkinci görüşme: Bunun amacı, ilk görüşmede istenen tetkikler değerlendirilerek, bir tedavi planı çizilmesi ve bunun çift ile tartışılmasıdır.

Plan yapılıp hangi ilaçların hangi protokole göre uygulanacağına karar verildikten sonra tedaviye başlanır.

Hormonların baskılanması

Tedavinin ilk aşaması yeterli sayıda döllenme yeteneğine sahip yumurta hücresi elde edebilmektir. Bu amaçla yumurtalıklar çeşitli ilaçlar ile uyarılırlar. Bu işleme kontrollü ovarian hiperstimülasyon adı verilir. İlk başarılı IVF gebeliği herhangi bir uyarının verilmediği doğal bir adet döneminde elde edilmiş olsa da, birden fazla sayıda embryo transfer edilmesi başarı olasılığını arttırmaktadır, daha fazla sayıda embryo elde edebilmenin tek yolu daa daha fazla sayıda yumurta hücresi elde etmektir. Günümüzde dünyadaki hemen hemen tüm üreme sağlığı merkezlerinde KOH uygulanmaktadır.

Yumurta hücreleri yumurtalıklar içinde follikül adı verilen kesecikler tarafından çevrelenmiş halde bulunurlar. Her adet döneminde birkaç follikül beyinden salgılanan FSH hormonunun etkisi ile büyümeye başlar ve bunlardan sadece 1 tanesi baskın hale gelerek büyümesini devam ettirirken diğerleri küçülür ve canlılığını yitirir. Follikül büyürken içindeki yumurta hücresi de olgunlaşmaya başlar.Baskın follikül yeterli büyüklüğe ulaştığında vücutta birtakım hormonal değişiklikler olur. LH adı verilen hormon ani bir artış ve takiben düşüş gösterir. Bu değişim follikülün çatlamasına neden olur ve içindeki yumurta hücresi karın boşluğuna atılır. Atılan bu yumurta tüpler tarafından yakalanır ve döllenme burada gerçekleşir. KOHun amacı normalde 1 olan baskın follikül sayısını arttırmak ve daha fazla sayıda olgun yumurta hücresi elde etmektir.

Kontrollü Ovarian hiperstimülasyon değişik ajanlarla ve değişik yöntemlerle uygulanabilir. Yumurtalıkları uyarmak amacıyla bazı hormonlar kullanılır. Bunlardan tüm dünyada en sık kullanılan klomifen sitrat (cc) olmasına karşın tüpbebek/mikroenjeksiyon ugulamamalrında tercih edilen ajan değildir. Bunun nedeni uyarılan follikül sayısının genelde yetersiz olması ve folliküllerin kontrol dışı çatlama oranlarının %30lara kadar çıkmasıdır. CC genelde aşılama tedavilerinde kullanılan bir ajandır.

Tüpbebek/mikroenjeksiyon uygulamalarında tercih edilen hormonlar Human Menopausal Gonadotrophin (hMG) ve Follikül stimüle edici (uyarıcı) hormon yani FSHdır. FSH vücutta beyin tarafından salgılanır. hMG manopozdaki kadınların idrarlarından elde edilen ve eşit miktarda FSH ve LH hormonları içeren bir maddedir. tek başına FSH ise ya bu idrarların ayrıştırılması ile ya da yeni bir teknoloji olan rekombinant teknoji ile yapay olarak üretilir.

hMG ya da FSH tek ba şı na verildiğinde kişinin kendi vücudundan salgılanan hormonlar nedeni ile folliküller kontrolsüz ve zamansız olarak çatlayabilir. Bu durumda tedavi yarım kalır. Bu duruma erken luteinizasyon adı verilir. Tüp bebek uygulamalarının ilk başladığı yıllarda tedavlerin yaklaşık %17si bu nedenle iptal edilmekteydi. Bu riski en aza indirmek için yumurtalıkları uyarmadan önce kadının kendi hormaonlarını baskılamak gerekir. Bu amaçla GnRH analogları (GnRHa) adı verilen bazı ajanlar kullanılır. GnRHa ilk önce yumurtalıklarda aşırı bir uyarıya neden olur ancak daha sonra güçlü bir baskılanma yaratır. İlk başta ortaya çıkan uyarılmaya flare-up etki adı verilir. Bu sayede olay tamamen kontrol altına alınır. Yumurtalıkların baskılanması GnRh antagonisti denilen yeni tip ilaçlarla da yapılabilmektedir. Bu ilaçlar başlangıçteki uyarıya neden olmadan doğrudan hızlı bir şekilde yumurtlamayı önlerler.

Baskılama değişik protokollere göre yapılabilir.

Kısa Protokol: GnRHa uygulamasına adet kanamasının ilk günü başlanıp tedavi sonuna kadar (çatlatma iğnesinin yapıldığı gün) devam edilir. Adet kanamasının 3. gününden başlayarak tedaviye hMG ya da FSH eklenir.

Ultrakısa Protokol: Adet kanamasının ilk günü GnRHa başlanır ve 3 gün verildikten sonra kesilir. Tedaviye hMGya da FSH ile devam edilir. Amaç sadece flare-up etkiden yararlanmaktır.

Mikrodoz kısa protokol: Diğer kısa protokollerden farkı kullanılan GnRh dozunun çok düşük tutulmasıdır. Bu amaçla eczaneden alınan ilaç tüpbebek laboratuvarında sulandırılmakta ve dozu düşürülmektedir. Bu protokol son zamanlarda yumurtalıkları zayıf olan kadınlarda uygulanmaktadır.

Uzun Protokol: Tüm dünyada en çok tercih edilen KOH protokolüdür. GnRHa uygulamasına bir önceki adet döneminin 21. günü başlanır. Takip eden adet kanamasının 3. gününde baskılanmanın olup olmadığı yapılacak olan kan testi ile anlaşılır. Kan östrojen düzeyi azalmış ise baskılanma sağlanmış demektir. Bu durumda hMG ya da FSH ile uyarı tedavisine başlanılır ancak GnRHa uygulaması sona erdirilmez. Çatlatma iğnesi yapılana kadar GnRH ve hMG ya da FSH bir arada kullanılır.

GnRh Antagonistleri: Bu tedavide adetin 2. veya 3.günü doğrudan hMG, FSH veya rekombinant ilaç başlanır. GnRh antagonistine yüksek dozda tedavi başlangıcında veya yumurtalar 14-15 mm boyutuna eriştiği zaman günlük olarak başlanır.

Kullanılacak olan ilaç miktarı hastanın yaşına ve yumurtalıkların vereceği cevaba göre büyük değişkenlik gösterir. Genç hastalarda günde 3 ampul genelde yeterli olmaktayken ileri yaşlı ya da yumurtalıklarının durumu iyi olmayan hastalarda günde 6 ya da 8 ampul gerekli olabilmektedir.

Yumurtalıkların uyarılması

Tüm protokollerde adet kanamasının 2. ya da 3. gününde temel ultrason incelemesi ve kanda östrojen tayini yapılır ve kullanılacak ilaç dozuna karar verilir. Uyarı tedavisi başladıktan sonra hasta belirli aralıklarla kontrole çağırılılr. Bu kontrollerde vajinal ultrasonografi yapılarak gelişen folliküllerin sayısı ve büyüklüğü kontrol edilir. Zaman zaman yumurtalıkların durumuna göre kanda östrojen incelemesine gerek duyulabilir.

Tedavide amaç mümkün olduğunca fazla sayıda 16-20 mm çaplı follikül elde etmektir. Takipler esnasında kan östrojen düzeyleri kontrol edilerek ilaç dozu ayarlaması yapılabilir. Hedef 14 mmden büyük folikül başına 200 pg/mL östrojen düzeyine ulaşmaktır. Foliküller yeterli büyüklüğe ulaştığında son olgunlaşmayı sağlamak için 5.000 - 10.000 ünite human chorionic gonadotropin (hCG) enjeksiyonu yapılır. Tedavinin süresi değişken olmakla birlikte kendi kliniğimizde ortalama 10.4 ± 1.7 gündür. Çatlatma iğnesinden 32-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapıllır.

Ultrason takipleri sırasında değerlendirilen bir diğer faktör de rahimin içini döşeyen ve endometrium adı verilen tabakanın yapısı ve kalınlığıdır. Gebelik oluştuğunda endometriuma yerleşeceğinden bunun yapısı son derece önemlidir.HCG gününde endometrium 6 mm veya daha ince olduğunda gebelik şansı azalmaktadır. Kendi uygulamalarımızda bu tür hastalardaki klinik gebelik oranı %11.8dir. Endometrial kalınlığın 14 mm den fazla olması da olumsuz etki yaratmakta ve gebelik elde edilse bile düşük olma olasılığı artmaktadır.

Ovülasyon indüksiyonunun en ciddi komplikasyonu zaman zaman yaşamı tehdit edebilecek boyutlara ulaşabilen Ovarian Hiperstimülasyon Sendromudur (OHSS). Burada salgılanan hormonların etkisi ve yumurtalıkların verdiği aşırı cevap nedeni ile karın boşluğu başta olmak üzere göğüs boşluğu cilt altı gibi bölgelerde sıvı toplanmaktadır. Ciddi vakaların hastaneye yatması gerekmektedir. Karında toplanan sıvı çok fazla olduğunda iğne ile boşaltılmakta ve alınan sıvı birtakım işlemlerden geçirildikten sonra hastaya damardan geri verilmektedir. Tedavinin süresi değişkendir. OHSS riski yüksek olan kadınlarda embryo transferi geciktirilebilir ya da iptal edilebilir.

Ovülasyon indüksiyonunun üzerinde en fazla spekülasyon yapılan uzun dönem komplikasyonu ise kansere neden olup olmadığıdır. Bu sorunun yanıtı ne yazık ki henüz bilinmemektedir.



Ovülasyon indüksiyonu ile belirli büyüklüğe ulaşmış folliküller elde edildiğinde sıra bu yumurtaları dışarıda döllenmek üzere toplamaya gelir (Ovum pick-up, OPU). Toplama işleminden önce halk arasında çatlatma iğnesi olarak bilinen hCG hormonu yapılır. Toplama işlemi bu enjeksiyondan yaklaşık 32-36 saat sonra gerçekleştirilir. Yeterli ve iyi kalitede yumurta elde edebilmek için enjeksiyonun belirlenen saatte yaptırılması ve yine belirlenen saatte yumurta toplama işlemi için klinikte bulunulması son derece önemlidir. Tüp bebek uygulamalarının başladığı ilk yıllarda toplama işlemi laparoskopi ile yapılırdı. Bu hem hasta için hem de hekim için oldukça zahmetli bir işlemdi.

Günümüzde ise OPU vajinal ultrasonografi ile oldukça kolay ve konforlu bir şekilde gerçekleşmektedir. Hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatar ve üzeri steril örtüler ile örtüldükten ve vajina temizliği yapıldıktan sonra lokal anestezi vajinaya uygulanır ve ardından vajinal ultrasonografiye başlanır. Vajinal ultrasonografi probu üzerinde bulunan kılavuz içinden geçirilen bir iğne ile overlere ulaşılır. Her bir follükül içine girilerek içeriği özel bir aspiratör yardımı ile boşaltılır. Alınan sıvı hemen labovatuara yollanarak yumurta içerip içermediği mikroskop altında incelenir, eğer yumurta hücresi varsa ayrılır. Eğer follikülden yumurta elde edilemez ise aynı iğne içinden özel sıvı verilerek follikül boşluğu yıkanır ve içinde kalmış olabilecek yumurta alınmaya çalışılır.



Bu şekilde tüm follüküller aspire edilinceye kadar işleme devam edilir. Her iki yumurtalığın aspire edilmesi yaklaşık 15-30 dakika sürer. İşlem sonrası hasta dinlenme odasına alınarak bir süre istirahat etmesi sağlanır. Lokal anesteziyi tolere edemeyen, ya da yumurtalıkların ve/veya folliküllerin özel durumu nedeni ile işlemin teknik olarak zor geçeceği düşünülen vakalarda genel anestezi tercih edilebilir.Bazen follikül sayısı fazla olmasına karşın içlerinden yumurta hücresi çıkmaz. Boş follikül sendromu adı verilen bu durumun en önemli nedenlerinden biri hastanın hCG enjeksiyonunu yanlış saatte yaptırmış olmasıdır. Bu gibi durumlarda tek taraftaki follikller aspire edildikten sonra yeniden hCG yaptırmak ve 24 saat sonra OPU işlemini di ğer yumurtalıkta tekrarlamaktır.

Oosit toplama işleminin komplikasyon oranı oldukça düşüktür. En sık karşılaşılan komplikasyon OPU iğnesinin geçtiği lateral fornikslerden olan kanamalardır. Bu kanamalar tamponlama ile kolaylıkla durdurulabilir. Çok nadiren barsak, mesane, damar gibi komşu organ yaralanmaları görülebilir. Nadir karşılaşılan bir başka komplikasyon da pelvik absedir. Endometrioma varlığı, içerdiği kanın uygun besi yeri olması nedeni ile pelvik abse açısından önemli bir risk faktörüdür. Kendi kliniğimizde de 5400 vakalık serimizde 3 hastada tubo-ovarian abse gelişmiş, antibiyotik tedavisine yanıt alınamaması üzerine o yumurtalığın ameliyat ile alınması gerekli olmuştur.

Lokal anestezi altında transvajinal OPU, genelde tolere edilmesi kolay, nispeten daha az invazif ve komplikasyon olasılığı düşük bir işlemdir.



OPU işleminde kullanılan ultrason probu

OPU işleminde kullanılan iğne



OPU işlemi sırasında aspire edilen folikül içeriği hemen laboratuvara gönderilir. Özel bir mikroskop ile incelenen bu sıvının içinde bulunan yumurta kültür sıvısının içine konarak inkübatöre kaldırılır. İnkübatör, sıcaklığı 37 oC, karbondioksit oranını da %5-6 düzeyinde sabit tutar. Olgun yumurta hücreleri 4-6 saat sonra döllenme için hazır hale gelmektedir. KOH sonrası çapı 18-22 mm arasında olan foliküllerin yaklaşık %80inden döllenmeye uygun olgun yumurta elde edillebilmektedir.

Kadından oositlerin toplandığı esnada erkek de sperm verir. Sperm alınması içn en ideal yöntem mastürbasyondur. Menisinde canlı sperm bulunamayan kişilerde ise cerrahi olarak sperm aranır. Elde edilen meni özel bir kap içine alınır ve likefiye olması (sıvılaşması) beklenir. Likefiye olan meni, sperm sayısı, hareketliliği ve şekli yönünden incelenir.

Tüp bebek planlanan hastalarda en önemli kriterhareketli sperm sayısıdır. İncelenen sperm döllenme için hazırlanır. Sperm hazırlaması iki nedenden dolayı önemlidir. Bunlardan birincisi menide bulunan yabancı proteinleri temizlemek, ikincisi ise bazı reaksiyonları teteikleyerek spermin hiperaktif olmasını sağlamaktır.

Yumurta kültürü ve sperm hazırlanması tamamlandıktan sonra fertilizasyon işlemine geçilir. Spermler ile yumurtalar brraya bırakılırlar. Her bir yumurta hücresi için 20.000 sperm kullanılır. Sperm parametrelerinin bozuk olduğu durumlarda bu sayı arttırılabilir. Erkek faktörü varlığında veya nedeni açıklanamamış infertilite olgularında mikroenjeksiyon (ICSI) tercih edilmelidir.İşlemden 16-18 saat sonra döllenme olup olmadığı kontrol edilir. Döllenmiş yumurtada tek olan hücre sayısı ikiye çıkmıştır.
Döllenmiş yumurtalar tekrar kültür ortamına konur ve ileri aşamalara ulaşmaları beklenir. Uygun aşamaya gelindiğinde embryolardan kaliteli olanlarından belirli bir sayıda alınarak kadının rahmi içine transfer edilir.

Embryo transferi



Elde edilen döllenmiş yumurtalar embryo olarak adlandırılır. Embryolar iki hücreli aşamadan çok hücreli blastokist aşamasına kadar herhangi bir dönemde transfer edilebilmekle beraber, en sık tercih edilen transfer zamanı 4-8 hücreli aşamadır. Embryolar bu aşamaya genellikle 2 ya da üçüncü günde ulaşmaktadırlar. Embryo transferi 2-6. günler arasında yapılabilir.

Yardımcı üreme tekniklerinde transfer edilen embryo sayısı ile klinik gebelik oranları arasında direkt bir ilişki mevcuttur. En iyi klinik sonuçlar 2-4 embryonun transfer edilmesi ile alınmaktadır. İkiden fazla sayıda embryo transfer edildiğinde çoğul gebelik oranları oldukça yükselmektedir ancak bu risk artan kadın yaşı ile birlikte azalmaktadır. Çoğul gebeliklerin komplikasyon oranlarının yüksek olması ve erken doğum gibi nedenler ile maliyetin artması nedeni ile pekçok ülkede transfer edilen embryo sayısının kısıtlanması yoluna gidilmektedir.

İkiden fazla sayıda embryo ancak 37 yaşından büyük ve daha önceki IVF/ICSI denemelerinin başarısız olduğu hastalarda yapılmaktadır. Hatta bazı çalışmacılar 35 yaşından genç her hastada sadece 1 tane blastokist transfer edilmesini önermektedirler

Embryo transferi yapılırken hasta jinekolojik muayene pozisyonunda yatırılır. Vajinaya spekulum takıldıktan sonra steril serum fizyolojik ile temizlik yapılır. Ardından özel kültür sıvıları ile rahim ağzı temizlenir. Embryolog transfer edilecek embryoları katater içinde laboratuvardan getirir. İşlemi yapacak olan hekim karından yapılan ultrason eşliğinde embryoları rahim içine bırakır.

Embryo transferi işlemi ağrılı bir işlem değildir ve anestezi gerektirmez.

İşlem sonrası endometriumu desteklemek için hastaya enjeksiyon, fitil ya da krem şeklinde hormon ilaçları verilir. Luteal faz desteği adı verilen bu tedavi eğer gebelik oluşursa 10. haftaya kadar devam eder. Gebelik oluşmayıp adet kanamasının olduğu durumlarda ise kanamanın başlaması ile birlikte tedavi kesilir.

Embryo transferi sonrası 12. günde hasta gebelik testi için çağırılır.

Gebelik Testi

Embryo transferinden 12 gün sonra hasta gebelik testi için yeniden kliniğe çağırılır. Burada ilk önce idrarda daha sonra ise kanda gebelik testi (beta-hCG) yapılır. Kanda yapılan testin sonucuna göre gebelik olup olmadığına karar verilir. Test pozitif olanlar 2 gün sonra yeniden kanda gebelik testi için çağırılır. İki testin sonuçları arasındaki ilişki değerlendirilerek gebeliğin sağlıklı olup olmadığına karar verilir. Sağlıklı bir gebelikte iki gün sonra kan beta-hCG değeri yaklaşık 2 kat artmalıdır.
Bazı durumlarda bir süre sonra kan beta-hCG değeri sıfıra iner. Bu durum biyokimyasal gebelik olarak adlandırılır.

Beta-hCGnin beklenenden daha farklı artışları ise ektopik gebeliği (dış gebelik) düşündüren bulgulardan birisidir.

12 ve 14. günlerdeki beta-hCG değerleri istenilen şekilde artan vakalar klinik gebelik olarak kabul edilir ve 2 hafta sonra ilk gebelik ultrasonu için çağırlır. Bu ilk ultrasonda rahim içinde gebelik kesesinin olup olmadığı ve eğer kese var ise kaç tane kese olduğu araştırılır. İkiz, üçüz ya da daha fazla sayıda fetus bu ilk ultrasonda görülebilir.

Zaman zaman öoğul başlayan gebeliklerde fetus sayısı düşüş gösterir. Örneğin üçüz olarak başlayan bir gebelik daha sonra iki hatta tek bebeğe düşebilir. Bu duruma spontan fetal redüksiyon adı verilir. Fazla olan bebek sayısının cerrahi olarak azaltılması ise fetal redüksiyon olarak isimlendirilir. Özellikle üçüz, dördüz ya da daha fazla sayıda bebeğin geliştiği durumlarda fetal redüksiyon diğer bebeklerin yaşam şansını yükselttiği için önerilir.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 19:51   #15
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Aşılama Nedir ve Nasıl Yapılır ?

Spermlerin özel sıvılarla yıkanıp , kaliteli ve sağlıklı olanların bir enjektör yardımıyla rahim içine verilmesidir. İlk aşılama , erkeğin penis ucundaki deliğin normal yerinden aşağıda bulunması (Hipospadyas) nedeniyle gebelik sorunu yaşayan çifte yapılmıştır. Isıtılmış bir enjektöre alınan spermler rahim ağzına enjekte edilerek gebelik elde edilmiştir. Özellikle 1930’lardan sonra , kısırlığın , normal meni örneğine sahip olamayan erkeklerden kaynaklandığının gösterilmesiyle önem kazanmıştır.Aşılama , tüp bebekten önceki aşama olarak kabul edilir. Yumurtalık kanalları açık ve normal yumurta olgunlaştıran bir kadına , normal yumurtlama zamanında ilaç verilmeksizin ya da düşük doz yumurtlama ilaçları verilerek yapılır. Ultrasonografik olarak yumurtanın bulunduğu folikülün çatladığı saptandığı gün spermler hazırlanarak rahim içine verilir.

Aşılamaya Uygun Spermiyogramın Parametreleri Ne Olmalıdır?Aşılama Kaç Kez Yapılmalıdır?

Sayı , hareket ve morfolojik yapı yumurtayı dölleyecek spermin en önemli üç özelliğidir. Önce morfolojik yapıdan başlayalım; ”Kruger” kriterlerine göre normal yapıda olanlar %4’ün üzerinde olmalıdır. Toplam sayıyı, meni hacmi belirlediği için yıkama sonrası en az 5 milyon veya üzerinde hareketli sperm elde edilmelidir. Bunların en az dörtte biri ilerleyici hareket özelliği göstermelidir.Genellikle 3-5 kez uygulanması önerilir.Tabii burada kadının yaşı ve daha önceki uygulamaları da göz önünde tutulmalıdır. Mümkünse örnekler aynı laboratuvarda hazırlanmalı ve aynı hekim tarafından uygulanmalıdır.

Spermler Nasıl Hazırlanır? Aşılama İle Ne Gibi Katkı Sağlanır?

Alınan meni örneği, vücut ısısında bir cihazın içine konularak sıvı hale gelene kadar bekletilir.Sıvı hale geldikten sonra özellikle son yıllarda hemen hemen en sık kullanılan yöntem olan gradiyent tekniği uygulanır.Bu teknikte , sıvı hale gelen meni örneği , percol veya puresperm adı verilen yoğun ve normalden daha visköz olan 2 tabakalı sıvının üzerine cam bir pipet yardımıyla dikkatlice konur. Hazırlanan bu tüp , santrifüj denen bir cihazda 20-30 dk. yüksek devirde döndürülür.

Bu işlemin amacı , menide bulunan ölü veya anormal hücrelerin , lökosit (beyaz kan hücresi) , eritrosit (kırmızı kan hücresi) , epitel (üreme yolunda bulunan döküntü hücreler) ve prostat bezi hücresi gibi hücreler ile meniyi oluşturan sıvıyı tabakaların üzerinde bırakıp , altta kalan hareketli , canlı ve yapısı daha normal hücrelerden ayrıştırılmasını sağlamaktır.Dipteki kısım dışındaki tüm sıvı atılır ve yerine spermlerin yumurtalık kanalına girdiklerinde karşılaşacakları sıvının tamamen kopyası olan yapay sıvı eklenir.Bu sıvı ile iyice karıştırılarak yine daha önceki gibi santrifüj edilerek iki kez yıkanır.Son yıkamada dipteki hücrelerin üzerinde 0,5ml sıvı eklenir. Bu malzeme enjektöre çekildikten sonra , katater yardımıyla vajina geçilip rahim içine kadar girilerek rahim içine verilir. Bu işlem , spermlere yaklaşık bir saatlik yol kazandırmış olur.Normal ilişkiden sonra spermlerin yumurtalık kanalını geçerek yumurtaya ulaşması yaklaşık iki saatlik bir zaman gerektirir.

Aşılama ile hem bu süre kısaltılmış olur, hem de rahim ağzında veya vajinada spermlere olumsuz etki eden bir sorun varsa aşılmış olur. Diğer bir yararı da yıkamada kullanılan sıvıların içindeki vitamin ve benzeri kimyasalların yardımıyla spermlerin hareketlilik oranı ve hareket kalitesini arttırmasıdır. Meniyi oluşturan sıvının büyük kısmı atıldığı için sperm yoğunluğu artar. En önemli faydalarından biri de meniyi ölü ve döküntü hücrelerinden arındırdığı için bunların zararlı etkilerinden de kaçınılmış olmasıdır.En çok merak edilen konulardan biri de aşılama ile gebelik oranlarıdır. Bunu etkileyen birçok etken olmasına karşın (kadının yaşı, rahim kalitesi, yumurta ve sperm kalitesi gibi) yaklaşık %8-10 denilebilir. Özellikle spermiyogram özellikleri hafif yetersiz olan olgularda aşılama ile gebelik olasılığı daha yüksektir.

Menide Sperm Yoksa Ne Yapılır?

Kısırlık nedenleri eşlerin birinde veya her ikisinde birden olabilir. Erkekten kaynaklanan neden basit bir sperm testiyle yaklaşık olarak anlaşılabilir. Her menide sperm bulunacak diye bir koşul yoktur . Hormon analizlerinden sonra sperm hücresine rastlanılmayan erkekler bir ürolog tarafından muayene edilmelidir. Ayrıca , Kromozom Analizi ve Y kromozomu mikrodelesyon testleri ile genetik araştırması da yapılmalıdır.Önce , steril koşullarda , bir iğne yardımıyla , meni kanalından sıvı alınır. Buna PESA (Perkütan Sperm Aspirasyonu) adı verilir.

MESA (Mikrocerrahi Epididimal Sperm Aspirasyonu) testiste oluşan spermlerin kanala verilmeden önce toplandığı bölge olan epididimden iğne ile sperm alınmasıdır.Bir diğer kullanılan terim olan TESA (Testiküler Sperm Aspirasyonu) testisten iğne ile çekilen mayide sperm aranmasıdır.TESE (Testiküler Sperm Ekstraksiyonu) adlı uygulamada testisten farklı bölgelerden doku örneği alınır ve mikroskop altında daha küçük parçalara ayrıştırılarak sperm varlığı açısından incelenir . Sağlıklı sperm bulunduğu takdirde eğer eşi de yumurta toplama işlemi için hazırlanmışsa yumurtalar toplandıktan sonra mikroenjeksiyon yapılır.Yalnızca tanı amacıyla yapılan TESE’de sperm bulunursa dokular özel bir dondurma sıvısına konularak ileride kendi eşinin yumurtalarının toplandığı gün kullanılmak üzere dondurulup saklanır.

IVF-ET (Tüpbebek – Embriyo Transferi)

IVF (İn Vitro Fertilizasyon) , tüpbebeğin bilimsel adıdır. Sözcük anlamı “vücut dışı ortamda döllenme” olan bu işlem, kısaca, spermler ve yumurtaların vücut dışında hazırlanan bir kültür ortamında döllenmeye bırakılmasıdır. Gebelik ve doğumla sonuçlanan ilk başarılı uygulama 1978’de Stoptoe ve Edwards tarafından İngiltere’de gerçekleştirilmiştir.Bu işlem öncelikle yumurtalık kanalları tıkalı ya da onarılamayacak kadar hasarlı olan olgular için düşünülmüş ancak bu alandaki hızlı gelişmeler ile kullanım alanı çok daha genişletilmiştir. Böylece IVF’ten, yumurtalık kanalı problemlerinde, endometriyozis olgularında, spermle ilgili yetersizliklerde, bağışıklık sistemi ile ilgili sorunu olanlarda, nedeni açıklanamayan kısırlıkta yararlanılmaktadır.

Son yıllarda, özellikle PGD (Preimplantation Genetic Diagnosis= gebelik öncesi genetik tanı) gibi teknik gelişmeler, normal yoldan gebelik elde edilmesine rağmen bazı kalıtsal geçişli hastalıklar yüzünden gebeliğin sağlıkla devam edemediği ya da sonlandırılmasının gerektiği durumlarda daha embriyo fazında tanı konulmasına katkıda bulunabilir. Örneğin talassemi taşıyıcısı anne-babanın , hastalıklı bebek doğurmaması için , bu çiftin embriyolarından erken dönemde biyopsi alınarak sağlam embriyolar seçilebilmektedir.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 19:51   #16
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Tüp bebek ile ilgili terimler ve anlamları

IVF (Tüp bebek):
Kadının yumurtası ve erkeğin sperminin vücut dışına alınarak laboratuvar şartlarında ve bazı özel plastik kaplar içinde bir araya getirilerek, döllenmenin sağlanmasıdır. İşte, bu vücut dışında yapılan işleme IVF (in vitro fertilizasyon) veya tüpbebek denir. Vakaların % 10-15’inde yumurtaların tümü bu yöntemle döllenmeyebilir. Bu nedenle daha az kullanılmaktadır. Daha önce gebe kalmış ve doğurmuş kadınlarda daha başarılı olmaktadır.
1970’lerin başında rahim kanalları kapalı olan kadınların çocuk sahibi olabilmeleri için geliştirilmiş olan bu yöntem ilk tüp bebek olan Louise Brown’ın 1978’de doğması ile popülarite kazanmıştır. Kullanıma giren ilk yöntem olmasi dolayısıyla halk arasında kısırlık tedavileri içinde en bilinenidir.



ICSI ( İntra sitoplazmik sperm enjeksiyonu = Mikroenjeksiyon):
Sperm hücrelerinde ileri derecede sayı, hareket ve şekil bozukluğu görülen erkekler için geliştirilmiş bir yöntemdir. IVF ile döllenme elde edilemeyen vakalarda da kullanılır. Mikroinjeksiyon işlemi, özel bir mikroskop kullanılarak her bir yumurtanın içine seçilmiş bir adet sperm hücresinin yerleştirilmesidir. Tüp bebek te kullanılan bir tekniktir.

TESA (Testiküler sperm aspirasyonu) ve TESE (Testiküler sperm ekstraksiyonu):
Verdiği örneklerde hiç sperm hücresine rastlanmayan, ancak testis lerinde sperm yapımı olan hastalarda, spermin testislerden iğne veya biyopsi ile alınarak icsi de olduğu gibi kullanılmasıdır.

Embriyo:
Kadın yumurtasının sperm hücresi ile birleşmesi sonucu oluşan insan yavrusu taslağına embriyo denilir. Önce 2 hücreli olarak yaşama başlayan embryo hızla bölünerek hücre sayısını artırır ve genellikle döllenmeden 5-7 gün sonra rahim içindeki dokuya (endometrium) tutunur. Burada gelişmesi devam ettikçe plasenta (eş) adı verilen doku aracılığı ile anneden beslenmeye başlar ve bu arada kendi varlığını belli eden bir hormon salgılar. Bu hormonun anne kanında veya idrarında tesbit edilmesi için gebelik testi yapılır (hcg testi).

Assisted Hatching (Embriyo zarının inceltilmesi):
Normal şartlarda embriyo, rahime tutunmasından hemen önce, çevresini koruyucu olarak saran tabakadan (zona) kurtulur. Zona tabakasının ileri derecede kalın olması halinde, embriyo bu tabakadan dışarı çıkamaz ve rahime tutunamaz. Bu durumda embriyo rahime verilmezden önce zona tabakasının bir kenarından inceltilmesinin, gebelik şansını artırdığı ileri sürülmektedir. Ancak, bu teknikle embriyonun zedelenme ihtimali az da olsa vardır.

Blastosist transferi (Geç dönemtransfer-5. gün transfer):
Anne ve babadan alınan üreme hücrelerinin birleşmesi ile embriyo denilen yeni bir yapı ortaya çıkar. Embriyo sürekli bölünerek hücre sayısını arttırır. Genellikle embriyo, anne adayından yumurta toplandıktan sonraki üçüncü gün, yaklaşık 7-8 hücreli safhada iken rahim içine yerleştirilir (embryo transferi). Her zaman uygulanmamakla birlikte kaliteli embriyo sayısı fazla ise embriyo gelişimi daha ileri safhalara kadar takip edilerek daha geç bir günde (en geç 5. gün) embriyo transferi uygulanabilir. Böylece, embriyolardan daha iyi gelişenleri seçme şansı olabilir, transfer ve rahime tutunma arasındaki süre kısaltılmış olur. Embriyonun doğal ort***** dönüşünü geciktirmesi ve kalan embriyoların dondurulması şansını azaltması, bu uygulamanın olumsuz yönleridir. Ancak çok sayıda yumurta ve embryo gelişenlerde uygulanabilecek bir yöntemdir.

Embriyo dondurulması (Cryopreservation):
Embriyo transferi tamamlandıktan sonra elde kalan iyi kalitede embriyolar özel bir teknikle dondurularak, daha sonra kullanılmak üzere saklanabilir. Donma ve çözülme sırasında kalitesini koruyabilen embriyolardan oluşan bebeklerin özel bir sağlık sorunları olmamaktadır. Ülkemizdeki ÜYTEM yönetmeliği embriyoların 3 yıl saklanmalarına izin vermektedir. Dondurulmuş embryoların transferi taze embryo kadar verimli olmamaktadır. Çünkü, donma işleminden açılan embryoların yaklaşık % 30-50’ si ölmektedir.

Preimplant genetik tanı (PGD):
Embriyonun 8 hücreli safhasında bir veya iki hücrenin embriyodan alınarak genetik tetkik için kullanılması embriyonun gelişimine engel olmaz. Alınan bu hücreler kromozomal olarak incelenebilir ya da ailede bilinen genetik bir hastalık var ise, bu hastalık yönünden tetkik edilebilir. Sonuçta uygun nitelikte olan embriyolar, transfer için seçilir. Bu yöntemde gebelik şansı yarı yarıya azalmakla birlikte genetik hastalıklar için olumlu sonuçlar sağlar. Bu uygulamayı yapmak her hastada mümkün olmamaktadır.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 19:51   #17
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Tüp bebek uygulamalarının başarı şansı



Tüp bebek tedavisi çok değişik nedenlerden dolayı yapıldığı için gebelik elde edilmesini etkileyen pek çok faktör de mevcuttur. Daha önce bahsedildiği gibi özellikle:
Kadının yaşı
Uzun evlilik süresi
Erkek spermi ile ilgili bazı faktörler. Ör: azospermi, varikosel, oligosperm, immotil sperm
Hormonal faktörler
Üreme organları dışında bazı özel hastalıklar
Geçirilmiş eski hastalıklar
Daha önce gebelik olup olmadığı
Daha önce doğum veya düşük olması
gibi pek çok faktör tedavinin başarı şansını etkilemektedir.



Tüp bebek yönteminin başarı şansından bahsederken, öncelikle tedavi gören çiftin kendi özel şartlarını göz önüne almak gerekir. Bu şekilde bakıldığında, gebelik oranları bazı gruplarda % 5-10, bazılarında %25-40, bazı gruplarda ise % 50-70 olmaktadır. Çok küçük bir hasta grubunda ise gebelik elde etmek mümkün olmamaktadır.
Diğer taraftan, her merkezin tüp bebek için bir ortalama gebelik oranı vardır. Yani, hep genç ve problemsiz, veya kısırlık sebebi kolayca aşılan hastaları programa alan bir merkez ile, gebeliğin zor elde edildiği hastaları da kabul eden bir merkezin gebelik oranları farklı olacaktır. Bir merkezi değerlendirirken ne tür hastaları kabul ettiğini de göz önüne almak gerekir.
O halde, tüp bebek merkezleri nin gebelik oranı yaklaşık % 25-60 arasında değişebilir.

Tabii, burada merkezlerin laboratuar şartlarının normal olduğunu varsayıyoruz. Tüp bebek merkezi nin laboratuar şartları da başarı sansını etkileyen önemli faktörlerdendir.
Tüp bebek uygulaması için belli bir gebelik şansının olduğunu biliyoruz, uygulamaların bir kaç kez denemesinde fayda vardır. Fakat, çiftin özel durumuna göre, 1-3 denemede gebelik elde edilemezse yeni bir denemeden önce durumun tekrar değerlendirilmesi, gerekiyorsa yeni tetkikler yapmak, ve çifti durumları ile ilgili daha ayrıntılı bilgilendirmek uygun olur.
Tüp bebekte başarı bilinen faktörler yanında bilinmeyen pek çok faktörün etkisi altındadır. Bilinmeyen konularda araştırmalar halen yoğun olarak sürmektedir. Gebelik oranları, bu nedenlerden dolayı sürprizlere de açıktır.



Gebelik oranlarındaki değişiklikler hakkında bazı örnekler fikir verebilir:
Kadın yaşı 40 ve üzeri ise gebelik oranları % 10-20 civarına inebilir
Erkekte azospermi hücrelerin yapım aşamasındaki bir durumla ilgili ise gebelik oranı % 10-40 arasında değişebilir
Hem kadın yaşı ileri, hem de azospermi varsa gebelik oranı % 0-20 arasında olabilir
Daha önce 2-3 ten fazla erken düşük varsa başarı sansı azalabilir
Herşeyin normal olduğu vakalarda defalarca tüp bebek denemesine rağmen gebelik elde edilemeyebilir.
Muayene ve tetkik sonuçlarına göre başarı şansı düşük olacağı varsayılan bir denemede çok olumlu sonuçlar alınabilir
Bazen, tüpbebekte gebelik elde edilemezken, tedaviye ara veren çiftlerde daha sonra kendiliğinden gebe kalanlar olabilir.
Tüp bebek merkezleri ni veya doktorları arayan hastaların büyük bir kısmı doğrudan gebelik oranlarını sorarak bir karar verme eğiliminde olmaktadırlar. Halbuki, kendi özel durumlarının değerlendirilmesinden sonra bir karara varmaları daha doğru bir tutum olacaktır.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 19:51   #18
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Kısırlık tanısında kullanılan yöntemler

KADININ DEĞERLENDİRİLMESİ


Yapılması mutlaka gerekli olan tetkikler

Öngörüşme, Jinekolojik muayene ve ultrasonografi: Kısırlık nedeni olabilecek hormonal yapıya ait ipuçları araştırılır (kilo, kıllanma, memelerden süt gelmesi, büyümüş tiroid bezi vs.), üreme sistemi, yumurtalıklar ve rahim ultrasonafi yardımı ile değerlendirilir. Üreme organlarına ait enfeksiyonlar, bu sistemin yapısal bozukluklarının bir kısmı , rahime ait miyom polip gibi urlar ve rahim için tabakasınınnın (endometrium) özellikleri, yumurtalıkların yapısı, kistleri teşhis edilebilir.
Kadında hormon tetkikleri: FSH, LH, PRL, TSH, E2
HSG (Histero-salpingo-grafi, Rahim kanallarının filmi) : Rahim ağzından verilen ilaçlı maddenin rahim boşluğunu doldurup kanallardan geçerek karın boşluğuna dağılışı bir dizi röntgen filmi ile tespit edilir. HSG olarak adlandırılan bu tetkik rahim kanallarının geçirgenliği hakkında bilgi verir ve rahim boşluğunun şekil bozuklukları ve yer kaplayan oluşumlarının tanınmasını sağlar. Kanalların her ikisinin de tıkalı olması kesin kısırlık nedenidir ve tüp bebek yapılmasını gerektirir. kanallardan bir tanesi açık diğeri kapalı ise gebe kalma şansı azalmakta, kısırlık ihtimali daha da artmaktadır. Bu gibi durumda aşılama tedavisi kadının yaşına, evlilik yılına, sperm analizine göre değerlendirilip, gerekirse tüp bebek yapılabilir.
Gerektiğinde yapılabilecek tetkikler:
Rahim boşluğunun değerlendirilmesi (Hidro-sonografi): Rahim ağzından verilen sıvının ultrason kontrolu altında rahim boşluğunu doldurması izlenerek, rahim içinde yer kaplayan oluşumlar tesbit edilebilir. Bu yöntem ile rahim içi dokunun gelişme durumu, polip, miyom gibi oluşumlar tesbit edilmektedir.
Laparoskopi: genel anestezi altında göbek altından 1 cm’lik bir kesi ile karın boşluğuna girilip optik bir sistem aracılığı ile karın içinin gözlenmesidir. Yumurtalık ve rahim kanallarının yapısal ilişkilerinin araştırılması, karın içindeki endometriozis odaklarının tespiti, ve gerektiğinde bazı cerrahi müdahalelerin açık ameliyata geçmeden yapılabilmesi için önerilebilir. Ancak gerekirse yapılmalıdır.
Histeroskopi: rahim içini ilgilendiren bir problemden şüphelenildiğinde uygulanır. Rahim kanalından rahim boşluğuna doğru ilerletilen bir optik sistem ile görüntü alınıp, cerrahi olarak problemin giderilmesini sağlamak üzere önerilen bir yöntemdir. Ancak gerekirse yapılmalıdır. Bu yöntemle, rahim içi direkt görülebilir, buradaki dokudan biyopsi, miyom veya polip gibi oluşumlar alınabilir.
ERKEĞİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Sperm tetkiki: 3-4 günlük cinsel perhizden sonra mastürbasyon yoluyla verilen sperm, sayı, hareket özelliği ve yapısal durum bir çok yönden değerlendirilir. Sperm yıkama işlemi ile dölleme yeteneğinin arttırılması açısından sağlanan fayda araştırılır.
Muayene: Sperm tetkikinde tespit edilen soruna göre testislerin durumu değerlendirilir, varikosel, enfeksiyon gibi problemler araştırılır.
Erkekte hormon tetkikleri: FSH, LH, TESTOSTERON, FREE TESTOSTERON, PRL, TSH .





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı
Alt 29 Ocak 2015, 19:52   #19
 
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ocak 2015
Bulunduğu yer: Yalnızlık.
Mesajlar: 601
WEB Sitesi: www.forumtutkusu.com
IRC Sunucusu: www.forumtutkusu.com
İlgi Alanı:
Alınan Beğeni: 118
Standart Cevap: Tüp bebek tedavisi ile ilgili herşey

Sperm analizinin önemi ve bazı terimler

Sperm analizi, tedavinin planlanmasında çok önemli değere sahiptir. Bu nedenle, iyi bir merkezde, bu işten anlayanlar tarafından yapılması gerekir. Eksik, yetersiz veya yanlış yapılan bir tahlil, yanlış tedavi planlanmasına, zaman kaybına ve tekrar tahlil istenmesi nedeniyle mali kayıplara neden olabilir.
Tedaviyi planlayan ve uygulayan doktorun sperm analizini yeterli şekilde değerlendirmesi hayati önemi olan bir konudur. Ayrıca, spermin nasıl ve hangi şartlarda alınması gerektiği de erkeğe iyice anlatılmalıdır.
Sperm tahlili için erkeğin 2-7 gün arası boşalmaması gerekir. Sperm verirken su, tükrük, sabun veya başka bir kayganlaştırıcı kullanılmaması gerekir. Sperm odası gürültüden uzak, sakin ve sessiz bir ortam olmalı, gözden uzak bir yerde bulunmalıdır. İçinde lavabo, temizlik malzemeleri, rahat bir oturma imkanı olmalıdır. Bazen uygun olmayan şartlarda sperm vermek zorunda kalan erkekler bu konudan şikayetçi olmaktadır. Sperm vermede sorun yaşayanlar için gerekli imkanlar sağlanmalıdır.

Azospermi:
Erkeğin menisinde canlı veya cansız hiç sperm hücresi olmamasıdır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkar:
Tıkayıcı tip: Burada erkeğin yumurtalıklarında (testis) sperm hücre yapımı olmasına rağmen hücreleri ileten kanallarda tıkanıklık olması nedeniyle (daha önce geçirilmiş iltihabi bir hastalık gibi) sperm hücreleri dışarı çıkamaz. Bu hastalarda enjektör ve iğne yardımı ile sperm kanallarından hücre alınır. (tesa, mesa, pesa)
Hücre yapımının olmaması: Burada ise sperm hücresini yapımı ya hiç olmamakta, ya da hücre olgunlaşması tamamlanamadığı olgun sperm hücresi bulunmamaktadır. Bu tip azospermi pek çok nedenden olabilir: Ör: İnmemiş testis, genetik kaynaklı gibi. Bu hastalarda testislerden iğne yardımı ile hücre aranır (tesa). Eğer hücre bulunamazsa testislerden biyopsi ile çok küçük parçalar alınır ve hücre aranır (tese, mikrotese)
Her iki azospermi tipinin ayırıcı tanısında
Sperm analizi
Erkeğin muayenesi
Erkeğin hormon tetkiklerinin
Erkeğin genetik tetkikinin yapılması gerekir.
Tıkayıcı tipte olan azospermi de hücre bulunma şansı hemen hemen kesindir ve başarı şansı yüksektir,
Hücre yapımının olmadığı veya çok az olduğu ikinci tipte hücre bulunma şansı %30-50 dir. Eğer hücre bulunamazsa en az 6 ay ara ile biyopsi tekrar edilebilir.
Bazı durumlarda, azospermi tanısı konulanlarda nadir de olsa tekrar yapılan menide yapılan sperm analizinde çok az sayıda canlı hücre bulunabiliyor. Bu nedenle, hastaların her zaman dikkatli değerlendirilmesi gereklidir.

Bu genel bilgiler dışında, her erkeğin kendi özel durumuna göre bir değerlendirme yapılıp ileriye yönelik tüp bebek şansı ayrıca ayrıntılı olarak tartışılıp ona göre karar verilmelidir.

İmmotil sperm: (%100 Hareketsiz)
Erkeğin menisinde hareketli sperm hücrelerinin olmayışıdır. Burada hücrelerin kuyruk yapısında bir anormallik söz konusudur. Hücre sayısı değişik olabilir. Burada, iki durum söz konusudur:
Hücrelerin hepsi ölüdür
Hücrelerin bir kısmı canlıdır fakat hareket yeteneğini kaybetmiştir.
Bunun için canlılık testi yapılır. Bu test sonucuna göre uygun vakalarda tüp bebek yaplır. Eğer canlı hücre yoksa erkeğin testislerinden biyopsi ile sperm hücresi aranır.

Oligospermi: (Sayı)
Sperm hücrelerinin sayı olarak azlığını ifade eder. Eğer, sperm hücre sayısı 20 milyon/ml den az ise oligospermi tanısı konur. Bu azlığın derecelerine göre tedavi düzenlenir.

Astenospermi: (Az Hareketlilik)
Sperm hücrelerinin hareket azlığını ifade eder. Burada:
Hızlı ileri hareketli (hiperaktif) (a)
Yavaş hareketli (b)
Yerinde hareketli (c)
Hareketsiz (d)
Şeklinde bir sınıflandırma vardır. Tedavinin planlanmasında özellikle Hiperaktif olanlar önemlidir.

Teratospermi: (Şekil farklılıkları)
İnsan sperm hücrelerinin kendine has “iğ” şeklinde bir baş yapısı vardır. Bazen sperm başı değişik şekillerde olur. Her normal sperm analizinde bazı hücrelerin “anormal şekilli” şeklinde yazıldığı görülür ve belli bir yüzde ile ifade edilir. Eğer, anormal şekilli sperm hücrelerinin oranı hemen hemen % 100 ise teratospermiden bahsedilir. Bu tanı bazen hastalarda kaygılara yol açmaktadır. Sanki bu hücrelerle tüp bebek yapılırsa ve gebelik oluşursa bebeğin anormal olmasından korkulmaktadır. Halbuki, bu tip hücreler doğal yollardan kadının yumurtasını dölleyemezler; ancak, tüp bebek uygulamasında kullanılabilirler.
Şunu unutmamak gerekir: Tüp bebek uygulamalarında sperm hücreleri ne durumda olursa olsun, gerek duyulduğunda genetik testlerin yapılmasından kaçınmamalıdır. Tedavilerin ayrıntıları çiftlerle beraber tartışılmalıdır.

Aglütinasyon: (Kümeleşme)
Sperm hücrelerinin baş, kuyruk gibi bölgelerinden irili ufaklı kümeler oluşturmasıdır. Bu durumda sperm hareket etse bile yerinden ayrılamadığı için yumurta dölleme kabiliyetini kaybetmiştir. Bu durmda mutlaka sperm yıkama yapılarak değerlendirilmelidir. Genellikle menide bulunan bazı bağışıklık maddeleri bu duruma yol açabilir.

Sperm yıkama:
Günümüzde sperm analizinin artık ayrılmaz bir parçası olmuştur. Yıkama yapılmadan bir sperm analizini değerlendirmek çok sağlıklı olmamaktadır. Bazı özel hücre kültürü sıvıları ile meni yıkanarak istenmeyen maddeler ayrılarak sağlıklı sperm hücrelerinin değerlendirilmesi mümkün olmaktadır.

Kruger Testi:
Bu test sperm şekline göre yapılan özel bir değerlendirmedir. Sonuçlar infertilite tedavisinin planlanmasında önem arzeder. Şöyle ki:
%14 ve üzeri normal, doğal ilişki veya aşılamaya uygun
%5-13 sınırda, yıkama sonuçlarına, ve diğer infertilite nedenlerine göre karar vermek gerekir
%4 ve daha az ise tüp bebek gerekir.
Kruger kriteri azaldıkça spermin yumurtayı dölleme yeteneği de azalmaktadır.

Diğer kriterler:
Sperm hücrelerinin değerlendirilmesi genellikle meni alındıktan 2 saat sonra değerlendirilmektedir. Özellikle bazı durumlarda 2. saatte hücre hareketi yüzdesi iyi iken, 6 ve daha ileri saatlerde bu yüzdenin hızla azaldığı ve bazen % 0 olduğuna raslanmaktadır. Bu önemli bir kriterdir
Menide toplam ileri hareketli sperm sayısı 5 milyon altında ise tüp bebek daha iyi bir tedavi yöntemdir.
Meni miktarı normalde 2-7 cc olarak kabul edilir. Bazen 2 cc altında meni elde edilir. Bu az miktar meni ile doğal yoldan gebe kalma şansı çok düşüktür.
Gereksiz kullanılan bazı ilaçlar sperm analizinde tam ters bir etki ile hücre azlığına veya yokluğuna yol açabilir. Bu gibi durumlarda ilacı kestikten en az 2 ay sonra yeni bir tetkik yapılmalıdır.
Aşırı sigara ve alkol tüketimi (özellikle 5-10 seneden fazla) sperm hareket ve sayısında azalmalara yol açabilir
Başka bir hastalık nedeniyle alınan ilaçlar (ör: mide rahatsızlıkları, depresyon) sperm üzerinde olumsuz etki yapabilirler.





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
 Painfully isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı

Yeni Konu   Cevap Yaz

Etiketler
bebek, herşey, ile, ilgili, tedavisi, tüp


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Lazerle bel fıtığı tedavisi hata Web Site Tanıtımları 0 12 Aralık 2016 03:23
Pokemon GO Hakkında Herşey; Nedir, Fiyatı Ne Kadar, Türkiye'de Çıkacak mı? Vesaire Uygulama Tanıtımı 2 13 Temmuz 2016 15:25
2015 Bebek Resimleri, Bebek Resimleri, 2015 Sevimli Bebek Resimleri Violent Resim Galerisi ve Arşiv 1 17 Şubat 2015 00:39
Bebek Masajı Painfully Aile, Evlilik ve Çocuklar 0 29 Ocak 2015 20:44
Bebek bakımı hakkında herşey Painfully Aile, Evlilik ve Çocuklar 49 29 Ocak 2015 20:31

web hosting web hosting
 buy vds
 vps buy

Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.